Küççücük Operasyon – Konka Hipertrofisi

Düzenli nefes almamda sorun yaşadığımdan, bir gün doktora gitmişken sorun nedir sorayım dedim. Şikayetim bir tarafın sürekli tıkanık olması ve bazı zamanlar tıkanık olan deliklerin yer değiştirmesiydi. Bakıldıktan sonra, hem konka hipertrofisi, hem de kıkırdak sorunu olduğunu gördü doktorlar. İlk gittiğim doktor, ameliyatla halledilecek bir şey. İki çeşidi var, biri normal tampon. diğeri de geçici sünger tampon(en azından böyle bir şeydi.)du. Hmm, dedim haliyle. Bir çanta, cüzdan, ayakkabı vs. seçimine karar vermek için kılı kırk yaran ben için, hak verirsiniz ki, daha da güç bir durumdu karşılaştığım. Üzerinde operasyonu özel hastanede mi yoksa devlet hastanesinde mi yaptırsam, düşüncesi vardı.

Ben bunu düşürken, sinüzitim nüksetti. Teşhisi koyan doktora nefes alma sorunumu söylediğimde, iyileştikten sonra ona da bakarız cevabını aldım. 10 gün sonra tekrar gittiğimde, ameliyatın öncelikle gereksiz olduğu, küçük bir operasyonla (radyofrekans yöntemi ile) bunun halledilebileceğinden bahsetti. Eğer halledilmezse, ikinci ve son çare olarak ameliyat varmış. Oh moh derken operasyon günü geldi. Hedeee deyip bir odaya girip, burnuma küçük bi makine sokacak, hooop 5 dakika sonra işlem bitecek diye düşürken, önce ameliyathane için sıra numarası almak gerekiyormuş. Varan 1. Sıra numarasını aldıktan sonra, ismimin yazılı olduğu bilekliği takıverdiler. Varan 2.

Sonracıııma hemşire odasına çağırdı. Doldurulması gereken belgeler varmış. Kaç yaşındasın, sigara alkol var mı, daha önce hastalık geçirdin mi, ameliyat oldun mu, kiminle yaşıyorsun gibi bir sürü soru sordu. Durdu. Varan 3. Kolunu aç dedi. Uzunluğu 6 7 cm civarındaki şırınga iğnesini, önce sol kol dirseğimin iç tarafındaki kalın damara sokmaya çalıştı. Allaaam gidiyorum dedim. İte, ite, ite bitiremedi. Bakıyorum. Girmiyor diyor. Dirseğini biraz daha düzelt. Hay allah. Bismillaaah. Gene itiyor. İçerideki damarın oymasını görebiliyorum. ay ay ay. Daha gitmiyor işte niye uğraşıyorsun diye geçirdim içimden tabii o arada. Baktı olmadı. İğneyi çıkardı, çöpe attı. Temiz bir iğne çıkartıp, aynı kolumun biraz daha aşağısındaki damarda şansını denedi. Yine bir bismillah çekti. Soktu. Yavaş yavaş iğnenin vücuduma girdiğini hissediyordum, aynı zamanda damarın içinde ilerleyişini de izliyordum. İğnenin tamamını içeriye itip, orada bıraktıktan sonra, bantla sabitleyip bıraktı Hemşire odasından çıkıp ameliyathaneye giderken kendimi deniz topu gibi hissettim. Sanki emniyet sibobu taktılar. Açsam, fısssss diye ses çıkacak oracıkta büzülüp gideceğim.

Ameliyathanenin kapısı önünde beklerken, biraz nefessiz kaldım, biraz da şu olayları yaşayınca heyecanlandım galiba. Başım hafiften dönmeye başladı. Hemen gittim pencere kenarındaki bir yere oturdum. Oradaki teyzelerden biri, iyi misin oğluuuuum, gelip geçecek, sevgilini düşün sevgilini, kız arkadaşını düşüüün, korkma korkma demeye devam etti. Ne sevgilisi teyze, hangi sevgili, damarımda 7 santim demir var, kolum uyuşmaya başladı, küçücük operasyon diye beklediğim büyüdü de büyüdü diye geçiriyorum ben içimden. O sırada imdadıma hasta danışmanı yetişti. Oğuzcaaaaaan. Oğuzcaaan. Adımı duyunca ayaklandım. Koş hadi koş seni bekliyoruz diye bir tepki verdi. Sempatik geldi. O an stresimi aldı üzerimden. Oh demeye varmadan. İşinden bezmiş bir doktor, otur hadi otur, neyin var tarzı soruları soğuk soğuk sorarak, giden stresimi geri getirdi.

Bir de o yeşil ameliyat önlüğünü giydirmesinler mi!  ve varan 4.

Aman allaaam. Aklımdan o sırada acaba yanlış ameliyata mı alacaklar düşüncesi geçti. İyice heyecanlandım, kastım kendimi. Sonra hasta danışmanı tekrar imdadıma yetişti. Yüzünün rengi atmış, hemen bi serum bağlayalım diye. Meğer o soktukları iğneye serum bağlanıyormuş. -aslında o iğneyi takmasalar seruma da gerek kalmazdı ya- Serumun ardından doktor lokal anestezisini yaptı, burnum akıntısını kurutup, radyofrekansı gerçekleştirdi. Şimdi nasıl hissediyorsun diye sorduklarında, burnumdan nefes almaya çalışıp daha iyi dedim. Umarım böyle de gider diye geçirdim.

Operasyon ameliyathane’de ortalama 10 dakika sürüyor. Giyin, soyun, hazırlan, doktor gelsin…hepsini sayarsak tabii. Asıl uğraştıran bunların öncesi. Strese sokan da. Hepsinin ardından şu an burnumda hafif bir kanlı akıntı var. Okuduklarıma göre bu durumda normalmiş.

Son olarak, aklınızda da bulunsun: Ola ki görüşürsek bir süre burnuma dikkat edin. B. gibi burnuma tokat atmayın.

2 Yorum

Filed under Kişisel

2 responses to “Küççücük Operasyon – Konka Hipertrofisi

  1. özer çelik

    arkadaşım bu lokal anestezi can yakıyor mu nasıl yapıyorlar😦

    • lokal anestezi can yakmıyor. önce koltuğa oturtturuyorlar. daha sonra şırınganın ucuna taktıkları ince ve uzun iğne vasıtasıyla burnun içine anesteziyi uyguluyorlar. tek sorun fazla gelen ve genizden aşağıya giden anestezi yüzünden oluyor. bir süre sonra o bölgeler uyuşarak, yutkunman engelleniyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s