Şükür Gönderisi

Şükür gönderisi yazıyorum. Bugün yine yollara düştüm, bucağımdan uzağa. Bucağım da semtim yani; Bakırköy’e boş yolda 15 dakika. Yine trafik İstanbul’da her zamanki gibi. Saatlerce bitmek bilmeyen yolculuk. İstanbul’dan bir gün gidersem tek özlemeyeceğim şeyi olacak. Güzel, dolu dolu geçmiş bir gün sonunda da olsa aynı durum, bildim bileli: Sinir, stres ve yorgunluk. Ani duraklamalar. Bitmek bilmeyen dur kalklar. Kontörleri dakikaları sarjları bitmeyen saatlerce telefonla konuşabilen insanlar. Son ses müzik dinleyenler. Ter kokanlar. Bacaklarını 45 derece ayırıp oturanlar. Ayakta kalınca balık istifi. Sağa sola yalpalama. Troll amcalar, teyzeler, dedeler, nineler -ayağa kalkan olur oturmaz, sonra gelip de gençlik bitmiş lafı yapanlar- u mad? dermiş gibi işin sonunda, ağlayan bebekler, onları susturamayan ebeveynler, gergin yolcular, gergin şoför, arka kapıdan binenler, akbilini yollamayanlar, son dakikada inenler, durağını kaçıranlar, kitap okuyanlar, uyuyanlar, PSP oynayanlar, Facebook’ta dolananlar, sağı solu kesenler…Amma çok insan tipi varmış değil mi trafikte? Dahası da düşünsem çıkardı da neyse şimdilik. Asıl konuya döneyim. İstanbul’da evimin yakınındaki bir okula atanamasaydım, herhalde sinir hastası, uyumsuz, depresyona meyilli bir insan halini alırdım. Ondan. Şükür.

Yorum bırakın

Filed under Kişisel

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s