Dürüst? Peki Ne Kadar?

-Binelim mi?

-Binin, binin. Akbiliniz, kartınız var ama di mi?

-Var var. (çift aynı anda söyler.)

73 numaralı hattın şoförü otobüsten inerken geçti bu konuşma. Diğer konuşanlar ise benim önümden otobüse ilk binen kişilerdi. Önden erkek, arkadan da kadın. Erkeğin elleri poşet ve çantalarla meşgul olduğundan, cihazın önünde durmadan geçti. Kadınsa el çantasından akbilini çıkartı. Yavaşça uzattı. Akbilden para çekildiğinde çıkan alışık olduğum o sesi duydum. İkinci defa kartını dokundurmaya yaklaştı kadın. O sırada aklından ne geçtiyse cihazın 4 yeşil ışığı, ilkinden ikincisine geçerken akbilini çekti ve arkaya doğru yürümeye başladı. Ben sıradan geçtikten sonra kadının arkasından yürümeye başladım.

“Acaba sorsam mı neden basmadığını” diye düşünürken, kadın gülmeye başladı ve “basmadım işte” dediğini duydum.

Doğru ya ne gerek vardı, hazır şoför de içeride yok, kaydını yazmaya hareket amirinin kulübesine doğru gidiyor. “Neyse” dedim kendime, “sus bu defa, sivrilmeye gerek yok.”

Bir süre düşündüm bu konu üzerinde. Tamam dedim kendime. O kadın dürüst değilmiş, gördük. Peki sen nasılsın? O kadını yargılamak kolay, kendin haricindekileri etiketlemek, yaftalamak da. Ama sen kendine, ben tamamen dürüstüm diyebilir misin?

Tamamen ne? Dürüstlüğün oranı mı var?

Bilmem. Belki vardır.

Önceden 1 liraya aldığın kitabı, iki gün sonra 2 liraya görüp, üçüncü gün başka kasiyer varken 1 lira verip aldın. Daha sonra pişman olup, 1 lira daha götürüp geri veren sen değil miydin?

Evet, bendim.

Bir zamanlar, etüte girdim deyip, sinemaya giden, arkadaşlarınla vakit geçiren sen değil miydin?

Lanet olsun, evet bendim. Ne oldu peki, ne? Dürüst olmadım mı ben şimdi? Çalışanlar molalarda mağazalara 15 20 dakika geçirir, üzerine de 10 15 dakika erken çıkarken, ben, verilen süreleri kullandım. Saatimde girmeye çalıştım, geç kaldıysam da molamdan kıstım. Ama onlar ne yaptı. Geç gelip, erken çıktılar. Olmayan özelliği, var diyerek müşteriye itelediler. Yoksa yok dedim, daha iyisi şurada vardır. Şu ürün daha iyidir. Çamur atmadım. Mesai arkadaşlarının yüzüne gülüp, arkasından etmedikleri laf kalmayan insanlar var. Ya onlara ne diyelim. Ben dürüst değilsem onlar ne? Eğer benim gibi dürüst değillerse, bu işte de bir yanlışlık var. Yaptığın işten pişman olur, dönüp düzeltmeye çalışırsın ama bunu yapmayanlar da var. Ve eğer, ben yanlışlarımı düzeltirken, yanlışlarını düzeltmeyen üzerine yenilerini ekleyenler varsa, ben bu insanlarla aynı etikette olmamalıyım.

Haklı olabilirsin.

Kesinlikle.

Peki bu işin sonu nereye çıkıyor. Bireysel düşünmekten vazgeçelim. Memur, polis, asker, doktor, öğretmen, patron, genel müdür, anne, baba, kardeş, sevgili, eş…Hangisi ben dürüstüm diyebilir. Hangimiz kendisine “dürüstüm” diyebilir?

etiam innocentes cogit mentiri dolor

acı, masuma da yalan söyletir.

Publius Syrus

Yorum bırakın

Filed under Kişisel

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s